İçeriğe geç

Kalıcı diş çekilir mi ?

Kalıcı Dişlere Tıpta Ne Denir?

Bazı kelimeler vardır, ilk duyduğun anda sende küçük bir yankı bırakır. Sanki gündelik hayatın içinden bir şey değil de, daha derin bir yerden sesleniyordur. “Kalıcı dişlere tıpta ne denir?” sorusu da benim için öyle bir anda takıldı zihnime. Basit bir bilgi gibi duruyor ama içine girince insanı çocukluğuna, korkularına, hatta küçük mutluluklarına kadar götürüyor.

Ben Kayseri’de yaşayan 25 yaşında biriyim. Günlük tutmayı seviyorum. Bazen yazdıklarım çok sıradan şeyler olur: sabah uyanınca içtiğim çay, otobüste duyduğum bir cümle, akşamüstü pencereye vuran ışık… Ama bazen bir kelime gelir, bütün günü değil, bütün geçmişimi açar.

Çocukluğun O Beyaz Sandalyesi

İlk hatırladığım dişçi koltuğu… O beyaz, biraz soğuk, biraz da fazla temiz kokan oda. Çocukken o kokuyu “hastane kokusu” diye adlandırırdım. Şimdi biliyorum, o koku aslında antiseptiklerin keskinliğiymiş ama o zamanlar bana sanki içimde bir şeyin değişeceğini haber verirdi.

Bir süt dişim sallanıyordu. Annem sürekli “elleme, kendi düşsün” diyordu ama ben her aynaya baktığımda onu kontrol ediyordum. O küçük sallantı bile içimde garip bir heyecan yaratıyordu. Sanki bedenim bana küçük bir sır söylüyordu.

Diş hekimi koltuğuna oturduğumda kalbim o kadar hızlı atıyordu ki, sanki ağzımdan duyulacak diye korkuyordum. Doktor bana bakıp gülümsemişti. Sonra çok basit bir cümle söylemişti:

“Bunlar süt dişi, arkadan gelenler ise kalıcı dişler.”

O an hiçbir şey anlamamıştım. Sadece “kalıcı” kelimesi kafama takılmıştı. Sanki o dişler hiç gitmeyecekmiş gibi… İnsan 7-8 yaşında “hiç gitmeyecek” fikrini pek kavrayamıyor. Çünkü o yaşta her şey değişir: oyuncaklar, arkadaşlar, hatta korkular bile.

Kalıcı Dişlere Tıpta Ne Denir? İlk Merak

Yıllar sonra, bir gün üniversite kütüphanesinde rastgele bir anatomi kitabını karıştırırken aynı soruyla karşılaştım: kalıcı dişlere tıpta ne denir?

Cevap çok netti aslında: “Sürekli dişler” ya da Latince karşılığıyla “dentes permanentes”.

Ama garip olan şu ki, ben o an sadece bir terim öğrenmedim. O kelime bana çocukluğumdan kalan bir kapıyı yeniden açtı. Sürekli dişler… Yani hayat boyu bizimle kalması beklenen dişler. Bir yandan güven verici, bir yandan da biraz ağır bir ifade.

Çünkü “kalıcı” kelimesi insanın üzerine bir sorumluluk gibi çöküyor. Sanki hiçbir şey değişmeyecekmiş gibi bir yanılsama yaratıyor. Oysa hayat hiç öyle değil.

Bir Dişin Düşmesi, Bir Dünyanın Değişmesi

İlk süt dişim düştüğünde küçük bir kutuya koymuştu annem. Hâlâ hatırlıyorum. O kutuyu bir hazine gibi saklamıştım. Sanki ileride o diş bana bir şey anlatacakmış gibi.

Ama asıl olay, kalıcı dişlerin çıkmaya başlamasıydı. O zaman fark ettim ki, bedenim aslında sessiz bir değişim içinde. Hiç haber vermeden eskiyi bırakıyor ve yerine yeni bir şey koyuyordu.

O dönemlerde “kalıcı diş” kelimesi bana biraz büyülü gelirdi. Sanki yetişkinliğin küçük bir fragmanı gibiydi. Ama büyüdükçe fark ettim ki, o kelimenin içinde bir kırılganlık da var.

Çünkü kalıcı dediğimiz şeyler aslında en çok dikkat isteyenler.

Bir Öğretmenin Küçük Notu

Ortaokulda fen bilgisi öğretmenim bir gün sınıfta şunu söylemişti:

“Çocuklar, süt dişleri geçici, ama kalıcı dişler ömürlük gibi düşünülür. Ama bu onların zarar görmeyeceği anlamına gelmez.”

O an sınıfta kimse çok önemsemedi. Ama ben nedense o cümleyi içime attım. Çünkü “ömürlük ama korunması gereken” fikri bana insan ilişkilerini hatırlatmıştı bile o yaşta.

Yetişkinlikte Aynaya Bakmak

Şimdi 25 yaşındayım. Aynaya baktığımda dişlerim hâlâ orada. Süt dişleri çoktan gitmiş, yerlerini kalıcı dişler almış. Yani tıptaki adıyla “dentes permanentes”.

Ama garip bir his var içimde. Sanki bu kalıcılık sadece biyolojik bir şey. Çünkü insanın içindeki değişim hiç durmuyor. Dişler sabit, ama ben sabit değilim.

Bir gün bir arkadaşım gülümsememle ilgili bir şey söylemişti: “Dişlerin çok düzgün, şanslısın.” O an gülümsemiştim ama içimden şunu düşündüm: Bu sadece şans mı, yoksa yılların küçük tesadüflerinin bir sonucu mu?

Bir Dişin Hatırlattığı Şeyler

Geçenlerde gece yürüyüşü yaparken bir çocuk gördüm. Annesinin elini tutmuş, ağzını açıp sürekli dişine dokunuyordu. Muhtemelen sallanan bir süt dişi vardı. O an durup onları izledim.

Çocuğun yüzündeki o garip karışım duyguyu çok net hatırladım: korku ve heyecan aynı anda. Bir şeyin düşeceğini bilmek ama yerine ne geleceğini tam anlayamamak.

İşte o an yine aklıma geldi: kalıcı dişlere tıpta ne denir?

Sürekli dişler… Yani aslında hayatın “devam eden” kısmı. Ama ben o an şunu hissettim: hiçbir şey gerçekten sadece “sürekli” değil.

Dişler ve Hatıralar Arasındaki Bağ

İnsan bazı şeyleri dişleriyle hatırlıyor aslında. Gülüşler, sıkılmış çeneler, bastırılmış kahkahalar… Hepsi orada bir yerde saklanıyor gibi.

Ben bazen eski fotoğraflara baktığımda dişlerime de bakıyorum. Çünkü yüzüm değişmiş olsa bile gülüşüm bana kim olduğumu hatırlatıyor.

Kalıcı dişler bu yüzden sadece tıbbi bir terim değil benim için. “Dentes permanentes” ifadesi, insanın değişen ama aynı kalan tarafını anlatıyor gibi.

Bir Günlük Sayfası

Bir gece günlük defterime şunu yazmışım:

“Bugün aynaya uzun uzun baktım. Dişlerim yerinde. Kalıcı dişlerim var. Ama ben içimde kaç kez değiştim acaba?”

O cümleyi yazdıktan sonra bir süre kalemi bırakamadım. Çünkü fark ettim ki, bedenin kalıcı sandığımız parçaları bile aslında sadece zamana direnen yapılar.

Küçük Bir Farkındalık

Diş hekimine son gittiğimde, kontrol sırasında doktor “kalıcı dişler gayet sağlıklı” dediğinde içimden tuhaf bir rahatlama geçti. Sanki sadece dişlerim değil, ben de onay almışım gibi.

Ama o an bile düşündüm: “sağlıklı” olmak ne kadar kırılgan bir şey.

Sonra Anladığım Şey

Zaman geçtikçe şunu fark ettim: kalıcı dişlere tıpta ne denir sorusunun cevabı sadece “sürekli dişler” değil. Bu cevap, aynı zamanda hayatın kendisine dair bir metafor gibi.

Bazı şeyler kalıcı sanılır, bazı şeyler geçici. Ama gerçekte her şey bir dönüşümün parçasıdır.

Dişler yerinde kalır, ama onları taşıyan insan değişir. Gülüş aynı kalır gibi görünür, ama içindeki anlam değişir.

Son Bir Bakış

İlgili Makale: Kalça eklemi neden ağrır ?

Şimdi geriye dönüp baktığımda o küçük çocuk hâlâ orada. Sallanan dişine dokunan, korkan ama heyecanlanan çocuk.

Ve ben artık biliyorum: kalıcı dişler dediğimiz şey sadece ağızda duran kemik parçaları değil. Onlar, büyümenin sessiz tanıkları.

Belki de en çok bu yüzden, her aynaya baktığımda sadece dişlerimi değil, zamanın bende bıraktığı izleri de görüyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
elexbet girişbahis siteleribetexper güncel giriş