İçeriğe geç

Kız sevgilisine ne der ?

Kız Sevgilisine Ne Der? Kayseri’de Bir Akşamın İçimde Bıraktığı Sessizlik

Bazı cümleler var ki, insanın içinde günlerce dönüp duruyor. Hatta bazen bir cümle değil de, yarım kalmış bir bakış, söylenmemiş bir kelime, havada asılı kalmış bir nefes… Ben Kayseri’de yaşayan 25 yaşında biri olarak bunu en çok ilişkilerde hissediyorum. Günlük tutmayı seviyorum; çünkü bazı şeyleri yüksek sesle söyleyemiyorum. İçimde birikiyor, sonra kâğıda dökülünce biraz hafifliyor gibi oluyor.

Ama bazı günler var ki, yazmak da yetmiyor.

O gün de öyle bir gündü.

O Akşam: Şehrin Üzerine Çöken Sessizlik

Uzu olarak bu yazımızda “Kız sevgilisine ne der” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar!

Kayseri’de kış akşamları hep biraz ağırdır. Sokak lambaları erken yanar, insanlar erken evlerine çekilir, şehir sanki kendi içine kapanır. Ben de işten çıkmış, ellerimi cebime gömüp yürüyordum. Telefonum cebimde titredi ama bakmadım. Çünkü o mesajın kimden geldiğini biliyordum.

O.

Sevgilim.

Ya da artık ne demem gerekiyorsa.

İçimde tuhaf bir sıkışma vardı. Ne tam öfke, ne tam özlem… Daha çok yarım kalmış bir şeyin ağırlığı.

O gün kendime sürekli aynı soruyu soruyordum: Kız sevgilisine ne der?

Bu soru basit gibi görünüyor ama değil. Çünkü her kelimenin altında başka bir hikâye var.

Bir Kafenin Camında Kendi Yansımam

Bir kafeye girdim. Küçük, sakin, köşede kalan bir yerdi. Cam kenarına oturdum. Dışarıda insanlar yürüyordu ama kimse kimseye bakmıyordu. Herkes kendi hikâyesinin içine gömülmüştü.

Telefonumu çıkardım.

“Geldin mi?” diye yazmıştı.

Ellerim titredi.

Çünkü aslında mesele gelmek değildi. Mesele, birbirimize ne kadar gittiğimizdi. Ya da gidemediklerimizdi.

Bir süre yazmadım. Çünkü bazen cevap vermemek de bir cevaptır.

Ama içimdeki ses susmuyordu:

Kız sevgilisine ne der?

Seviyor mu der? Kırıldım mı der? Yoksa sadece “yoruldum” mu der?

Ben “yoruldum” yazdım.

Gönderdim.

Sonra telefon ekranına baktım. Sanki mesajın gitmesini izlerken içimden bir parça da onunla birlikte uzaklaştı.

Günlük Sayfaları Arasında Kaybolan Ben

O gece eve döndüğümde hemen günlüğümü açtım. Kapıdan içeri girer girmez ayakkabılarımı bile çıkarmadan yazmaya başladım.

“Bugün yine sustum,” diye başladım.

Sonra durdum.

Çünkü aslında susmak değildi yaptığım. Ben konuşmaya çalışıyordum ama doğru kelimeleri bulamıyordum.

İçimdeki soruyu tekrar yazdım:

Kız sevgilisine ne der?

Sonra altına şunları karaladım:

“Ben sana kırıldım ama hâlâ gitmiyorum. Bu nasıl bir şey biliyor musun? İnsan en çok gidemediği yerde yoruluyor.”

Kalem elimde ağırlaştı.

Çünkü bu cümleler sadece yazı değildi. İçimde bastırdığım her şeydi.

Telefonun Sessizliği

Gece yarısına kadar telefonumdan cevap gelmedi.

Bu sessizlik bazen insanı büyütüyor, bazen de küçültüyor. Ben o gece küçüldüm.

Kafamda sürekli aynı sahne dönüyordu: Onun yüzü, benim susuşum, aramızdaki görünmeyen duvar.

Ve yine o soru:

Kız sevgilisine ne der?

Bazen hiçbir şey söylemez mi?

Yoksa en çok sustuğunda mı aslında en çok şey söyler?

Hatırladığım Küçük Anlar

İlişkimizin başına gittim zihnimde. İlk tanıştığımız günü hatırladım. Kayseri’de bir yürüyüş yolunda, rüzgârın saçlarımızı dağıttığı bir anda konuşmaya başlamıştık. O kadar doğal olmuştu ki, sanki uzun zamandır tanışıyormuşuz gibi.

O zamanlar sorular basitti.

“Nerelisin?”

“Ne seviyorsun?”

“Ne dinlersin?”

Şimdi sorular ağır.

“Beni hâlâ seviyor musun?”

“Ben seni hâlâ tanıyor muyum?”

Ve en kötüsü:

“Biz ne zaman böyle olduk?”

Bir Tartışmanın İçinde Kalan Cümle

İlgili Makale: Kılıç hangi bölümde öldü ?

Bir hafta önce yaşadığımız tartışmayı hatırlıyorum. Küçük başlamıştı aslında. Önemsiz bir gecikme, yanlış anlaşılmış bir ton… Ama bazı şeyler küçük başlamaz, sadece küçük görünür.

O bana “beni anlamıyorsun” demişti.

Ben de susmuştum.

Çünkü o an konuşursam daha kötü olacağını düşünmüştüm.

Ama şimdi biliyorum: Susmak bazen en yüksek ses.

O tartışmadan sonra içimde bir şey kırıldı. Tam olarak adı yok ama hissi var.

Ve o günden beri içimde dönüp duran soru yine aynıydı:

Kız sevgilisine ne der?

Gece Yürüyüşü ve İç Ses

Dayanamadım, dışarı çıktım. Soğuk yüzüme vurduğunda biraz kendime geldim. Kayseri’nin o sert havası bazen insanı gerçekliğe geri çekiyor.

Yürürken kendi kendime konuşmaya başladım. Sessizce ama içimden bağırarak.

“Ben ne istiyorum?”

“Onu mu istiyorum, yoksa onunla hissettiğim şeyi mi?”

Cevap gelmedi.

Ama içimde başka bir şey yükseldi: özlem.

Bu en tehlikeli duygu. Çünkü insanı geri döndürür.

Telefonumu açtım. Onun adını ekranda gördüm.

Aradı.

Kalbim hızlandı.

Telefon Çaldığında

Bir, iki, üç…

Açtım.

Bir süre sessizlik oldu. İkimiz de konuşmadık.

Sonra o ses:

“Neredesin?”

Basit bir soruydu ama içimde büyük bir şey kırdı.

Çünkü ben aslında hiçbir yerde değildim. Ne oradaydım, ne ondaydım, ne kendimdeydim.

“Yürüyorum,” dedim.

O da sustu.

Sonra beklemediğim bir şey oldu. Sesindeki yumuşaklık değişti.

“Kız sevgilisine ne der?” dedi.

Bir an donakaldım.

Çünkü bu cümleyi benim içimden değil, onun ağzından duymak garipti. Sanki zihnimdeki soru dışarı taşmıştı.

“Ne demek istiyorsun?” dedim.

“Bilmiyorum,” dedi. “Sadece… bazen ne söyleyeceğimi ben de bilmiyorum.”

İki Sessizliğin Arasında

O an anladım ki mesele konuşmak değilmiş. Mesele, aynı anda susabilmekmiş. Aynı boşlukta durabilmekmiş.

Yürümeye devam ettim.

O da telefonda kaldı.

İkimiz de konuşmadan.

Ama bu sessizlik önceki gibi ağır değildi. Bu sefer içinde bir ihtimal vardı.

Belki de ilk defa.

Kırılgan Bir Umut

“Ben yoruldum,” dedim tekrar.

Bu sefer mesaj değil, sesli.

O da “ben de” dedi.

Ve işte o an, içimde garip bir şey oldu. Hayal kırıklığı tamamen gitmedi ama yanında küçük bir umut belirdi.

Çünkü bazen insanlar aynı anda yoruluyorsa, hâlâ birlikte yürüyebilirler.

Ya da en azından denemeyi bırakmazlar.

Gecenin Sonunda Kalan Ben

Eve döndüğümde günlüğümü açtım yine. Bu kez yazarken elim daha sakindi.

“Bugün sustuk,” diye yazdım.

Sonra durdum.

“Ve sustuğumuz yerde birbirimizi duyduk.”

Kalemi bıraktım.

Dışarıda Kayseri’nin soğuğu devam ediyordu ama içimdeki ağırlık biraz değişmişti.

Hâlâ cevaplanmamış sorular vardı.

Hâlâ kırık yerler.

Ama artık o tek soru eskisi kadar sert değildi:

Kız sevgilisine ne der?

Belki de bazen hiçbir şey değil.

Belki de sadece “buradayım” der.

Ve bazen bu, söylenebilecek en zor şeydir.

“Kız sevgilisine ne der” konusunda merak ettiklerinizi bu yazımızda ele almaya çalıştık. Uzu okurları için daha fazlası yolda!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
elexbet girişbahis siteleribetexper güncel giriş