Karl Marx’ın dinî inancı nedir? Tarih, düşünce ve insanın iç dünyası üzerine bir okuma Karl Marx’ın dinî inancı nedir? sorusu ilk bakışta oldukça net bir cevap bekliyormuş gibi duruyor ama konuya biraz yakından bakınca işin hiç de o kadar basit olmadığını fark ediyorum. Çünkü burada sadece bir “inanır mıydı, inanmaz mıydı?” meselesi yok; aynı zamanda bir dönemin düşünce iklimi, Avrupa’nın toplumsal dönüşümü ve bireyin içsel çatışmaları var. Bazen akşamları İstanbul’da eve dönerken, kalabalık içinde yürürken düşünüyorum: İnsanları sadece inançlarıyla mı tanımlıyoruz? Yoksa daha derinde başka katmanlar mı var? Marx meselesi de tam olarak böyle bir katmanlı yapı gibi geliyor bana.…
Yorum BırakEtiket: bir
Merhaba! Uzu sayfasında bugün “Kargo almamak suç mu” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz. Bir Kargonun Peşinden: “Transfer Sürecinde” Yazısını İlk Gördüğüm An Kayseri’de yaşarken bazı şeyler insanın hayatında küçük gibi görünür ama içini düşündüğünden fazla etkiler. Ben de 25 yaşında, günlük tutmayı alışkanlık haline getirmiş biriyim. Bazı geceler defterimi açıp günün içinden kalan kırıntıları yazmadan uyuyamıyorum. O kırıntılar bazen bir insan bakışı oluyor, bazen bir mesaj, bazen de sadece bir kargo ekranında gördüğüm o soğuk ifade: “transfer sürecinde”. İlk kez o kelimeyi gördüğümde içimde garip bir boşluk oluştu. Sanki bir şey yolunda gitmiyordu ama kimse bunu açıkça söylemiyordu. İşte tam…
Yorum BırakKarekod okut nerede? Şehrin içinde görünmeyen bir alışkanlığın izleri Hoş geldiniz! Uzu olarak bu yazımızda “Karekod okut nerede” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz. Sabah evden çıkarken telefonun cebimde olup olmadığını kontrol etme refleksi artık otomatik hale geldi. Anahtar, cüzdan, telefon… Üçlü tamam mı, tamam. Ama son yıllarda bu listeye görünmez bir şey daha eklendi: “karekod okut nerede?” sorusu. İlk başta fark etmeden yaşamın içine giren bir şeydi bu. Sanki bir gün uyandık ve her yerde küçük siyah-beyaz kareler belirmeye başladı. Metro girişinde, kafede masanın köşesinde, market rafında, hatta apartmanın girişindeki duyuruda bile… Önce “ne işe yarıyor ki bu?” dedim, sonra yavaş…
Yorum Bırakİstanbul Kapalı Çarşı’da Kaç Tane Dükkan Var? Tarih, Gerçekler ve Şehir Hafızası Üzerine Bir Yolculuk İstanbul’un kalbine indiğinizde, zamanın biraz yavaşladığını hissedersiniz. Özellikle de Beyazıt’tan içeri girip o büyük kemerli kapılardan geçince… Orası sadece bir çarşı değildir; bir labirent, bir hafıza, hatta biraz da yaşayan bir organizma gibidir. Kapalı Çarşı işte tam olarak böyle bir yer. Bu yazıda en çok merak edilen sorulardan birine odaklanıyoruz: İstanbul Kapalı Çarşı’da kaç tane dükkan var? Ama bunu sadece bir sayı olarak değil, işin arkasındaki tarih, ekonomi ve şehir sosyolojisiyle birlikte ele alacağız. Kapalı Çarşı’nın Kısa Ama Yoğun Tarihi Kapalı Çarşı’nın temelleri 15. yüzyıla,…
Yorum BırakKız Sevgilisine Ne Der? Kayseri’de Bir Akşamın İçimde Bıraktığı Sessizlik Bazı cümleler var ki, insanın içinde günlerce dönüp duruyor. Hatta bazen bir cümle değil de, yarım kalmış bir bakış, söylenmemiş bir kelime, havada asılı kalmış bir nefes… Ben Kayseri’de yaşayan 25 yaşında biri olarak bunu en çok ilişkilerde hissediyorum. Günlük tutmayı seviyorum; çünkü bazı şeyleri yüksek sesle söyleyemiyorum. İçimde birikiyor, sonra kâğıda dökülünce biraz hafifliyor gibi oluyor. Ama bazı günler var ki, yazmak da yetmiyor. O gün de öyle bir gündü. O Akşam: Şehrin Üzerine Çöken Sessizlik Uzu olarak bu yazımızda “Kız sevgilisine ne der” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar!…
Yorum BırakBu içeriğimizin sonuna geldik. Uzu olarak “Uçan karınca neyin habercisi” hakkındaki sorularınızı yorumlarda paylaşabilirsiniz. Uçan Karınca Neyin Habercisi? Sokaklardan Sosyal Hayata Bir Bakış İstanbul’un sabah trafiğinde, metroda ayakta dururken etrafımı izlemeyi severim. İnsanların birbirine bakmadan geçtiği, bazen birinin düşen çantasını almayı ya da yaşlı birine yer vermeyi unuttuğu bir karmaşanın içindeyim. Bu kaosun içinde, basit bir doğa olayı olan “uçan karınca” bile bana toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet konularında düşündürücü mesajlar verebilir. Uçan Karınca ve Toplumsal Algılar Geçen hafta Kadıköy sahilinde yürürken bir anda havada süzülen karıncaları fark ettim. Gözüm onları izlerken aklıma toplumsal cinsiyet rollerimiz geldi. Uçan karınca…
Yorum BırakKant Teorik Akıl Nedir? İzmir’de Bir Kafede Başlayan Fazla Düşünme Serüveni Merhaba arkadaşlar! Bu içerikte “Kant’ın faydaları nelerdir” ile ilgili en güncel bilgileri sizlerle paylaşacağız. İzmir’de sabahlar biraz tuhaf başlıyor. Güneş daha doğmadan ortalık aydınlanmış gibi oluyor, insanlar sanki bir şeyleri yetiştirmeye değil de kaçırmamaya çalışıyor. Ben de onlardan biriyim. Ama arada fark var: Ben sadece otobüsü değil, kendi düşüncelerimi de kaçırıyorum. Geçen gün Alsancak’ta bir kafede otururken arkadaşım bana bakıp şunu dedi: — “Sen yine boş boş düşünüyorsun, ne var kafanda?” Dedim ki: — “Kant teorik akıl nedir onu çözmeye çalışıyorum.” O an garson kahveyi getirirken hafif bir duraksadı.…
Yorum BırakKorse Külot Ne İşe Yarar? Arkadaş Sohbetlerinden Giyinme Odasına İzmir’in bir cuma akşamı, arkadaşlarla buluşmaya hazırlanıyorsun. Dolabın başında, “Acaba bu elbiseyi mi giyeyim, yoksa diğerini mi?” derken iç sesin fısıldıyor: “Ya o son defa denediğinde ne hissediyordun, hatırlıyor musun?” İşte tam bu noktada devreye korse külot giriyor. Ama sakın “sadece inceltiyor” demekle yetinmeyin; korse külotun işlevi biraz daha incelikli ve eğlenceli. İlk Temas: Korse Külotla Tanışmak Korse külot, çoğu zaman “aman tanrım, nefes alacak mıyım?” korkusuyla dolu bir ilk tanışmayı beraberinde getirir. Açıkçası ilk giydiğimde ben de düşündüm: “Bu bir insanı mı sıkıyor, yoksa hayatı mı?” Arkadaş ortamında bunu söylemek…
Yorum BırakKalp sorunu olan biri koşabilir mi? Kalp rahatsızlığı dendiğinde çoğu insanın zihninde otomatik olarak “hareket etmek tehlikelidir” gibi bir düşünce beliriyor. Oysa işin gerçeği biraz daha katmanlı. Günümüzde kardiyoloji dünyasında en çok tartışılan konulardan biri de bu: Kalp sorunu olan biri koşabilir mi? Çünkü cevap, tek bir evet ya da hayırdan çok daha fazlasını içeriyor. Bursa’da yaşayan biri olarak şunu çok net gözlemliyorum; sabah Nilüfer’de yürüyüş yapanlar, Podyum Park çevresinde koşanlar ya da sahilde hafif tempoda spor yapanlar arasında kalp rahatsızlığı olup da aktif kalan insanlar hiç az değil. Ama aynı zamanda çekinen, korkan ve “ya bir şey olursa” endişesiyle…
Yorum BırakSabahın Sessizliği ve Merak Kayseri’de sabahın erken saatleri, sokakların henüz uyanmadığı o sessizlik, bana her zaman iyi gelirdi. Bugün de öyleydi; elimde küçük bir defter, başımı sokaktan gelen rüzgârla okşatıyordum. Düşüncelerim bir türlü durulmuyordu. “Kalay mıknatıs çeker mi?” sorusu aklımı kemiriyordu. Bu sorunun cevabını öğrenmek için atölyeye gitmeye karar verdim. İçimde hem bir merak hem de bir heyecan vardı. Bu tür meraklar bazen küçük bir çocuğun heyecanı gibi coşturur insanı; kalp hızlı atar, eller titrer. Eski Atölyede İlk Denemeler Babamın yıllar önce kullandığı atölyeye girdim. Tozlu raflar, paslanmış aletler ve köşede duran eski bir mıknatıs… Her şey yıllardır olduğu gibi…
Yorum Bırak