“I’m Fine” demek yetmiyor bazen…
Bir çırpıda, basit bir kelime, kim olduğumuzu ya da nasıl hissettiğimizi ifade etmeye yetiyor gibi gelir çoğu zaman. Kayseri’de, sıcak yaz günlerinden birinin tam ortasında, biraz dağınık bir ruh halimle yürürken bir arkadaşım bana sordu: “Nasılsın?”
Bunu çok duydum, bu soru alışılmış, kimse gerçekten sormuyor gibi, zaten bildikleri cevabı almak istiyorlar. “İyiyim” dedim, her zaman olduğu gibi. I’m fine. Bu cümleyi her defasında dilime pelesenk etmişim. Ama sonra fark ettim ki, içim gerçekten de çok farklı hissediyordu. Gözlerimde yansıyan bir boşluk vardı. O an düşündüm, “I’m fine” demek, aslında ne kadar da yetersiz…”
Hayatımda çok kez bu kelimeleri telaffuz ettim, ama çoğu zaman içimden geçenleri anlatmadı. Şimdi o anı tekrar düşündüm, neden duygularımı açıklamak bu kadar zor geliyor?
Bir Gün, Bir Soru ve Hayal Kırıklığı
Hayat bazen gözlerimizin içine bakarak bir şeyler söyler, ama duygularını yansıtmaktan çekinir. “İyi misin?” diye soran birine verdiğiniz cevap, gerçekte sadece bir kalkan gibi olur. O gün sokakta yürürken de hissettiğim gibi…
Oysa ruhumun derinliklerinde bir fırtına vardı. Kayseri’nin sıcağında, her bir adımda ağırlaşan yüklerle, “iyi” olmamak ne demekti? İyilik, sadece zihinle ilgili bir şeydi belki, ama kalbimde bir eksiklik vardı.
Birçok zaman, insanlar sana sorar “Nasılsın?” diye ama kelimeler akmıyor. “İyi” diyorsun, çünkü öyle demek alışkanlık olmuş. Ama o söz bir yalan gibi geliyor. İçimdeki duygularla çelişiyor. Kalbim, boğazımda bir şeyler takılıp kalmış gibi, bana “Bu doğru değil” diyor.
Geçen yaz, bir arkadaşım bana aynı soruyu sordu. O an, “İyiyim,” dedim. Ama gerçekten değildim. Kafamda bin bir düşünce vardı: o kadar çok kaygı, o kadar çok soru… Ama sadece “İyi” demek, duygusal bir mesafe koymak çok kolaydı. Herkesin, her zaman “İyi” olmasını bekliyorduk.
Bir gün, saatlerce aklımda bu kelimeleri konuşarak geçirdim. “I’m fine” diyorum, ama neden hala içimde bir boşluk var? Neden huzurlu değilim?” diye düşündüm.
Başka Cümleler Kurmak
Bazen “İyi değilim” demek, içindeki acıyı biraz olsun dışarı çıkarmak gibidir. Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, sanki her adımda bu yığılmış duygular dışarıya çıkmak istiyordu. İçimdeki boşluk büyüyordu. Kendime başka kelimeler aradım. “Benim bir yolum yok gibi hissettim” dedim. O an, “İyi değilim” demek, biraz daha gerçek hissettirdi.
İçimde fırtınalar vardı ama kimseye göstermemek için onlara sırtımı döndüm. “Ben iyiyim” demek, bana yalnızca huzur veriyordu. Ama huzur, bir yanılsama gibi geldi. Bu sefer gerçekten bir değişiklik yapmak istedim. İçimdeki hayal kırıklığını ve acıyı serbest bırakmak istedim.
Bir arkadaşım bana “Gerçekten nasılsın?” diye sordu. İşte o an doğruyu söyledim. “İyi değilim,” dedim. Ve kelimeler, içinde birikmiş olan tüm duyguları dışarıya çıkardı. Artık sadece bir kelimeye dayanmıyordu bütün hislerim. “Bunu yaşamak zor, ama bir şekilde başa çıkacağım,” diyebildim.
Sadece Sözler Değil, Bir Hikaye
Yıllarca, içimde taşıdığım duyguları söylemeye cesaret edemedim. Ama o gün fark ettim ki, “İyi” kelimesi sadece dışarıdan bir maske gibiydi. İnsanlar, iyi olup olmadığını sormaktan başka bir şey sormuyorlar. Ama ben içimde çok şey biriktiriyordum. O anlarda, birinin bana “Gerçekten nasılsın?” diye sorması gerektiğini hissettim. Birinin, gerçekten beni anlamak için beni dinlemesi gerekiyordu.
Kayseri’nin altın sarısı gün batımını izlerken, bir arkadaşım bana şunu söyledi: “Bazı duygularımızı saklamak yerine, onlar hakkında konuşmamız gerek.” Bu söz, kafamı kurcaladı. O güne kadar hep içimde bastırdığım duygularımı, başkalarına açmamı zorlaştıran şey neydi? Korku mu, gurur mu, yoksa yalnız kalmaktan mı korkuyordum?
İçimdeki kaygı, biraz öfke, biraz üzüntü… Hepsi birikmişti. Ama hepsini tek bir kelimeyle anlatmak ne kadar zor olabilirdi ki? Bir başkasının, sana gerçekten nasıl hissettiğini sorarak duygularına değer vermesi, insanı hiç de yalnız hissettirmiyor. Bu, sadece başkalarına anlatmakla değil, aynı zamanda kendi iç yolculuğunda da bir dönüşüm. Her kelimeyi, her duyguyu paylaşabilmek… Bu, bana çok güçlü bir şey gibi geldi.
Bir Kelimeyle Değişen Her Şey
Sonuçta, “I’m fine” demek çok basitti. Ama artık anladım ki, bazen bir insanın kendini daha iyi hissetmesi için bir şeyleri itiraf etmesi gerekir. “İyi değilim,” demek, kabullenmek demekti. Bunu söyledikten sonra hayat biraz daha hafifledi. Kendime bir iyilik yapmış oldum.
Çünkü bazen duyguları saklamak, onları küçültmek gibidir. Ama birine “İyi değilim” diyebilmek, bir duvarı yıkmak gibidir.
Hayal kırıklığım, endişem, hüsranım… Her biri, kendini açıklamak istiyor. Kendi duygularını itiraf etmek, kabul etmek aslında insanı daha da güçlendiriyor.
Evet, belki “I’m fine” demek kolay, ama gerçek gücün ne zaman ortaya çıkacağı, o kelimeleri söylerken karşılaştığın yüzdedir. Sonra, bir başkası sana gerçekten “Nasılsın?” diye sorar ve kalbindeki duyguları açığa çıkarırsın. Belki de o zaman, “İyi değilim” dediğinde, bu seni tam anlamıyla özgürleştirir.