İlk Futbol Takımımızın Adı Nedir?
Futbol… İzmirli bir genç olarak, bu kelime bana bazen kaybettiğimiz zamanı hatırlatıyor, bazen de gözümdeki ‘FIFA 99’ oyunundaki gibi arka planda çalan o kaset sesini. Ama en çok da mahalle maçlarında topu kovalarken duyduğum o “topa vur” bağırışlarını. Futbol, bizler için öyle sıradan bir şey ki, aslında onun ne kadar eski olduğunu, tarihini pek de düşünmüyoruz. Ama bugün gelin, her zaman “ilk futbol takımımızın adı nedir?” sorusunu kafamızda canlandırıp biraz tarihî bir yolculuğa çıkalım, ama tabii bununla birlikte gülelim, eğlenelim.
Tarihî Bir Durum: Futbol Nereden Geldi?
İzmir’de büyümek, futbolu sadece bir oyun olarak değil, bir yaşam biçimi olarak görmek demek. Ama bir de bu işin geçmişi var. Bunu düşündüğümde, sanki futbol bizim hayatımıza bir sabah kahvaltısı gibi birdenbire girmiş gibi hissediyorum. Ama tabii, öyle değil. Bu işin bir geçmişi var. Peki, bu geçmişin başı nerede?
Aslında Türkiye’de futbolun tarihine biraz bakınca, ilk futbol takımımızın kurulduğu dönemin 19. yüzyılda olduğunu görüyoruz. Hangi takımdan bahsediyorum? Tabii ki, Fenerbahçe. 1907 yılında kuruldu ve aslında ilk futbol maçlarını da o zamanlarda yapmaya başladılar. Şimdi ben de içimden bir ses diyor ki: “İzmirli olarak, neden İzmir’deki bir takım olmasın, değil mi?” Ama tabii, tarihin ne getireceği belli olmaz. İşin gerçeği, o dönemlerde futbol yalnızca büyük şehirlerin takımlarıyla meşhurdu. Bu da bize aslında geçmişin futbol ile nasıl şekillendiğini anlatıyor.
Futbolu Bilmeden Futbol Oynayan Çocuklar
İzmir sokaklarında büyüyen bir çocuğun hayatı da futbolsuz geçmez. Bir mahallede büyürken, sabahın erken saatlerinde top oynamaya başlardık. O zamanlar takım kurmanın da bir standardı vardı, ki bu da şöyleydi: “Kim en iyi topa vuruyorsa, o takımın kaptanı olur.” Ama işin komik kısmı, bu sistemin futbol bilgisiyle hiç ilgisi yoktu. Takımın kaptanı olmam bir anlamda doğal çünkü topu öne doğru en iyi ben vuruyordum. Ama gerçek futbol bilgisi sıfır! Sonra bir gün arkadaşım Haluk’la ‘maç yapalım mı?’ dedik, o da “Tabii!” diye yanıt verdi. Fakat onun en sevdiği hareket topa tekme atarken arka sağ ayağını kullanmak, yani topa vurduğunda sadece topu değil, topu takip eden herkesi de havaya fırlatıyor gibiydi. Maç sırasında gözümde dev bir top ve ‘abi bu nasıl oyun’ sorusu belirdi.
İç sesim: “İlk futbol takımımızın adı nedir? Muhtemelen mahalledeki her topu dağıtan çocuklar olarak tanınırız.”
Neyse, bu anı da geçelim, bir zamanlar çocukken kural tanımadığımız o günler gerçekten de futbolu anlamadan oynamayı öğretti bize. Ama gerçek maçlarda işler değişir, öyle değil mi? Yani futbolun sadece topa vurmak olmadığını, aslında bir takım oyunu olduğunu, emek ve strateji gerektirdiğini zamanla öğrendik.
İç Ses ve Futbolun Gerçekleri
Futbolun gerçeklerini öğrendikçe aslında takım ruhunun ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Bir zamanlar “topu sen mi alacaksın?” dedikleri için atılacak golde herkesin parmağının olduğunu iddia edebilirdim. Ama gelin, şu iç sesimi bir dinleyelim:
“Ama gerçekten futbolun amacı bu mu? Takımın adı, benim yerimde ne olursa olsun, sonuçta top kaleye girerse, hepimiz mutlu oluruz, değil mi?”
İşte bu, her genç futbolcunun kafasında gizliden gizliye dönen bir düşünceydi. Sonuçta, herkes kendi çabalarıyla, kendi başarısıyla gurur duyuyor. Ama bir de takım ruhu var ya, işte o ruhun her oyuncu üzerinde farklı etkileri oluyor. Takımların isimleri de bu ruhu simgeliyor. Şimdi soruyu tekrar soralım: İlk futbol takımımızın adı nedir?
Aslında bu soruyu biraz daha felsefi boyutta ele alırsak, takımların adları, şehrin kimliğini taşıyan, coğrafyanın enerjisini yansıtan kavramlar gibi. Bunu görünce, “İzmir’in havası bu kadar güzelken, neden o takımlar bu kadar güçlü olmasın?” sorusu geliyor aklıma. Ama ne yazık ki, İzmir’deki ilk futbol takımının adı tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş. Yani, bu işin asıl adı da bir türlü bulunamıyor.
İzmir’in Futbolu: 1900’lerin Başında Yaşananlar
İzmir’de futbolun erken yıllarında, İstanbul’a kıyasla biraz daha geç bir ivme yakalanmıştı. Yine de, zamanla İzmirli futbolseverler de kendi takımlarını kurmaya başlamıştı. İzmir’deki ilk futbol takımlarından birinin adı, İzmirspor idi. 1923’te kurulan bu kulüp, dönemin en önemli takımlarından biriydi ve İzmir’in futbol tarihinde önemli bir yere sahiptir. Ama ben hala düşündüm ki: “Eğer ben 1900’lü yılların başında bu işin içinde olsaydım, ilk futbol takımımızın adı ‘Top Kovalayıcılar’ olurdu.” Tabii o zamanlar futbolun anlamını çok da bilemezdik!
Ve sonra içimden bir ses: “Bunlar hep geçmişte kaldı ama… ‘İlk futbol takımımızın adı nedir?’ sorusunun cevabını bulmak, aslında herkesin kendi takımını kurması demek değil mi?”
Futbol ve Mahalle Arasındaki Bağ
Futbolu gerçekten özümsemek için, bir mahallede büyümek şart. Mahalledeki çocuklar, futbolu sokak aralarında öğrenir. Ve bu, aslında futbolu tam anlamıyla öğrenmek demektir. Çünkü sokak futbolunda rakip de, takım da, kurallar da yoktur; sadece top vardır.
Sürekli topa kafa atarken, topun yönü ve nereye gideceği çok da önemli değil! Ama sonradan, bir şey fark ettim: Futbol sadece topu kovalamak değil. Topu, rakipten önce alıp doğru yere atabilmek, takım arkadaşlarınıza güvenmek, strateji geliştirmek ve tabii ki, şans eseri de olsa goller atabilmek…
Yani, bizim ilk futbol takımımızın adı neydi diye düşündüğümüzde, bunun tek bir cevabı yok. Herkes kendi takımını kurmuştu; aslında bu, bir anlamda herkesin kendi içindeki futbol takımını bulması demekti.
Ve belki de işin sonunda şunu söylemek en doğrusu: İlk futbol takımımızın adı nedir? Her birimizin oynadığı ve yaşadığı hikayelerin birleşiminden doğan bir isimdir aslında. Bazen kazanmak, bazen kaybetmek ama her zaman daha iyi bir takım olma yolunda ilerlemek. Ve belki de o eski mahalle maçlarında kazanılan ‘top kovalama’ zaferleri, her futbol takımının temelini atıyordur.