Kaç Yaş Aralığı Çocuk Sayılır? Bir Genç Yetişkinin Derin Düşünceleri
1. Giriş: Çocukluk Bitti mi, Bitmedi mi?
Bugün bir arkadaşım bana sordu: “Kaç yaş aralığı çocuk sayılır?” Biliyorsunuz, bazen sorular öyle bir gelir ki, aklınızın içinde bin tane farklı düşünce birbirine çarpar. Hani o “derin” soruları sorarken, içinizdeki filozof devreye girer ya, işte tam öyle bir durum. 25 yaşında biri olarak bu soruya kesin bir cevap verememek, biraz garip hissettirdi. Çünkü bir yanda “Yaş 18, hadi büyüdün, artık çocuk değilsin” diyor içimdeki ciddi ben, diğer tarafta ise “Ama ben hala bazen abla ya da annemin elinden tutmak istiyorum, ne olacak o zaman?” diye soruyor içimdeki bir başka ben.
İzmir’de yaşayan, her fırsatta espri yapmayı seven biriyim, ama derin düşüncelerim de var. Özellikle bir konu gündeme geldiğinde, olayın birkaç boyutunu da araştırmadan duramıyorum. Ve evet, “Kaç yaş aralığı çocuk sayılır?” sorusu, derinliğe inmek için mükemmel bir fırsat. Hadi bakalım, gelin, bu yaş meselesine biraz eğlenceli bir bakış açısıyla bakalım!
2. Çocukluk Kimlere Göre, Neye Göre?
İçimden bir ses: “Bunu zaten herkes biliyor, 18 yaşında büyüyorsun, resmi olarak yetişkin oluyorsun.”
Evet, yasal olarak 18 yaşında büyüyorsunuz. Kredi kartı alabiliyor, sigara içebiliyor, hatta evlenebiliyorsunuz. Ama bir dakika, çocukluk ne zaman biter? Eğer yaş 18’den sonrası “büyüklük” kabul ediliyorsa, o zaman şu an 25 yaşında olmama rağmen ben hala çocuk muyum?
Bir arkadaşım geçenlerde bana, “Bence çocukluk, sadece yaşı değil, ruh halini de kapsar,” demişti. “Sen, 25 yaşına gelmiş biri olarak hala bazen internette ‘çocuk oyunları’ oynuyorsun, bence çocuk sayılırsın,” dedi. Bunu söyleyen de benim 25 yaşındaki en yakın arkadaşım! Hayatını her an ciddiyetle yaşamayan biri için “çocukluk” hiç bitmez mi?
Diğer arkadaşım: “Yani, aslında senin çocukluk zamanın 18’de bitiyor ama içindeki çocuk, sana sürekli 10 yaşında hissettiriyor. Gül gibi insan ne zaman büyüyecek?”
Ben: “Ben hep büyümüşüm yaa, o yüzden annem gibi sürekli ‘Hayatımda her şeyi öğreniyorsun, çok akıllısın’ diyorum!”
Ama, tabii, bazı şeyler asla değişmiyor. Hala birinin cebinden çikolata alırken, bazen ‘aa bu çocukluk mu acaba?’ diye düşünmüyor değilim.
3. Toplumsal Perspektif: Çocukluk ve Büyüklük Arasındaki Çizgi
Her ne kadar yasalar 18’i yetişkinlik sınırı olarak koysa da, toplumlar bu olayı çok farklı yorumluyor. Mesela, bazı toplumlarda 30 yaşına gelmiş bir adam hala annesinin evindedir, yemek yerken “Baba, tatlı yapmadın mı?” diye sorar. Bu kadar bağımlı bir yetişkin, toplum tarafından hala çocuk olarak mı kabul edilir?
İçimden bir ses: “Benim için çocukluk, en çok sorumluluk almamayı içeren bir dönem gibi görünüyor.”
Ama bir bakıyorum, bazen bizler de sorumluluklardan kaçmak istemiyor muyuz? Hani şu ‘çocuklar ne kadar rahat, nasıl da büyümek istemezler’ dediğimiz döneme doğru kaymıyor muyuz?
Mesela bir çocuk 6 yaşında çok net hayal kurar, ama biz büyüdükçe hayal kurma yeteneğimizi kaybederiz. 18 yaşında çocuk sayılmazsınız ama hayal kurmayı bırakmanız gerekmiyor. Yani, bazen hala hayal kuran, dünyanın derdinden uzak olan insanları görmek de bana “Çocuk olabilirim” dedirtiyor.
4. Kendini Çocuk Hisseden Yetişkinler: O Eski Oyunları Unutma
Düşünsenize, 25 yaşındasınız ve bazen öyle anlar oluyor ki, hala eski çocukluk oyunlarını hatırlıyorsunuz. O eski taşlardan yapılmış saklambaç, evde top oynamalar, ip atlama, saklambaç ve hatta o çok basit ama eğlenceli küçük oyunlar… O zamanlarda ne kadar da basitti hayat! O zamanlar bir tek şey vardı: Eğlence.
Ama bakın, hala her hafta sonu arkadaşlarla dışarıda buluşuyoruz ve “Hadi bir oyun oynayalım” dediğimizde, aslında içimizde hala bir çocuğun yaşadığını hissediyoruz. Yani, 25 yaşında biri “çocuk” olabilir mi? Aslında bazen kendi kendime diyorum ki: “Hadi ama, büyüdüm işte, ama çocuk olmak da güzel, biraz bırak kendini!”
Bir arkadaşım: “Ya, hala hayal kurabilmen ve çocuk oyunlarını unutamaman çok güzel, aslında biraz da çocuk gibi olmak lazım.”
Ben (içimden): “Evet, belki de hayatı ciddiye almak lazım ama her şeyin dozunu kaçırmamak lazım. Hani bazen çocuksu bakış açısı, her şeye neşeyle bakmak iyi oluyor.”
5. Sonuç: Kaç Yaş Aralığı Çocuk Sayılır?
Sonuçta, “Kaç yaş aralığı çocuk sayılır?” sorusunun net bir cevabı yok gibi. Yasal olarak 18 yaşında büyüyorsunuz, ama toplumsal ve duygusal olarak, çocukluk hala devam ediyor. Hani, 25 yaşındayken bazen “Çocuk mu oldum ben?” diye düşündüğüm anlar oluyor. Belki de toplum, yaşla değil, bakış açısıyla ilgili. Kim ne derse desin, içindeki çocuk kalmayı başarabilen bir yetişkin olmak bence en güzel şey.
Sonuç olarak, 18 yaşındayken “Çocuk değilsin” deniyor ama içindeki çocuk her an hayatta kalıyor. Yani, 18 ile 25 arasında çocuksu bir ruh hali taşımak bence gayet normal. Biraz çocuk kalmakta, biraz da büyümek gerek.